Elektrosmog ve Elektromanyetik Radyasyon

Modern yaşamın olanaklarından faydalanırken karşı karşıya kaldığımız tehlikelerin ne kadar farkındayız?

Yüksek miktarda elektromanyetik radyasyon kanunlar tarafından kabul edilmektedir. Peki, ya vücudunuz, bu yoğunlukta radyasyona tahammül edip, zarar görmeden katlanabilir mi?

Elektrosmog ve Elektromanyetik Radyasyon Nedir?

Günümüzde modern teknoloji hayatımızı son derece konforlu bir hale getirmiştir. Yer altı ve yer üstü yüksek gerilim elektrik hatları şehirlerimizin her tarafını sarmaktadır. İleri teknoloji ürünü cep telefonları, bilgisayarlar, radarlar, hızlı trenler, notebooklar, i-pad ler, telsiz telefonlar, Wi-Fi modemler, vs. hayatımızda önemli yer tutmaktadır. Mahallelerimizde baz istasyonlarının sayısı her geçen gün artmaktadır.

Elektromanyetik radyasyonun yarattığı tehlikenin boyutu çok büyüktür. Kısa süre için vücut buna direnebilir. Fakat uzun yıllar aynı zararlı etkiyle sürekli karşı karşıya kaldığınızda geri dönüşü olmayan zararlarla karşılaşma riskiniz çok yüksektir.

Kanserden, kısırlığa, duyma bozukluklarından beyin tümörüne kadar pek çok hastalığa sebep olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Çünkü insanlar vücutlarında bulunan demir su gibi mineraller ile ideal bir antendir.

Özellikle kafatasları çok ince olan çocukların elektromanyetik radyasyona maruz kaldıklarında görecekleri zararın çok daha büyük olacağı yadsınamaz bir gerçektir.

Elektromanyetik alanlar insana nasıl zarar verir?

Elektromanyetik dalgaların konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, baş ağrısı, uyku bozukluğu, depresyon ve psikolojik sıkıntılar yaptığını artık hepimiz biliyoruz.

Uyku bozukluğu da uyku sırasında salınan önemli bir hormon olan melatonin salınımını etkileyerek bağışıklık sistemi bozukluklarına sebep olmaktadırlar.

İnsan kanında 14-16 küçük çivi kadar demir bulunur. Vücudumuzda bulunan her hücre ve her su molekülü elektromanyetik alanlara fiziksel bir reaksiyon gösterir.

Demir molekülleri de fiziksel reaksiyon gösterir. Kan hücrelerinin önemli bir kısmı oksijenin vücuttaki hücrelere taşınmasında rol alır. Yüksek elektromanyetik alanlara maruz kaldığında, içinde demir olan bu hücreler üst üste yapışarak oksijenin taşınmasını yapamaz hale gelir. Bu durumda oksijensiz ortamda hücreler, duruma tepki göstererek kontrolsüz olarak çoğalmaya ve oksijensiz ortamda yaşamaya adapte olmaya başlarlar ki, buda kanserin başlangıcıdır.

Detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.

Ölçüm ve nötrleştirme
Yoğun olarak bulunduğunuz ortamlar nötrleştirilmeli
ilk olarak yaşadığınız ve çalıştığınız, yoğun olarak bulunduğunuz ortamlarda elektromanyetik radyasyon ölçümü yaptırıp, sorunları tespit ettirmeniz gerekiyor.

Evdeki, işyerindeki elektromanyetik radyasyon Alman Geo-Safe-E® sistemi konusunda eğitim almış, uzman yapı biyologlarımız tarafından Almanya’dan ithal ileri teknoloji ürünü cihazlarla ölçülmekte ve size bir rapor halinde sunulmaktadır. Yüksek tehlike arz eden noktalar tespit edilerek, sorunlar yerinde giderilmeye çalışılmaktadır.

Giderme imkanı yoksa, (baz istasyonu, yüksek gerilim hattı, vs), ortam (Geo-Safe-E®) ürünlerle nötrleştirilmektedir.

Elektrosmog ve nötralizasyon konusunda uzman olan yapı biyologlarımız, yoğun olarak bulunduğunuz yaşam ve iş ortamlarınızı nötrleştirebilirler. Elektromanyetik radyasyon ölçümü yaklaşık 1-2 saat sürmektedir.

Yoğun bulunduğunuz ortamlarda ölçüm ve nötrleştirme yaptırmak için irtibat bilgilerimiz aşağıdadır.

Bülent İlkehan
Yapı Biyoloğu Elektromanyetik Radyasyon ve Elektrosmog
Nötralizasyon Danışmanı