Biorezonans Hakkında

Doğadaki her madde enerjinin yoğunlaşmış halidir. Her enerji kitlesi veya her madde çevreye enerji ışınlar. Bu ışınlanan enerjinin maddeye göre belli bir titreşim örneği vardır. Hiçbir maddenin titreşim örneği bir başka maddenin titreşim örneğine benzemez. Bu, doğada bulunan her maddenin kendine özgü bir titreşim kodu olduğunu gösterir.

Doğadaki tüm maddeler gibi insan organizması da farklı elektromanyetik frekanslar yayar. Hücreler, dokular, organlar… Hepsinin özgün frekansları vardır ve birarada kişinin genel  frekans spektrumunu belirlerler. Patolojik etkenler (virus, bakteri, vs.) hücrelerin iletişimini bozar. Bu patolojik etkenlerin tespiti kendilerine ait titreşim örnekleri kullanılarak biorezonans cihazı ile mümkün kılınmaktadır.

Hasta insanla sağlıklı insanın frekans yapıları birbirinden farklıdır. Çünkü virus, bakteri. allerjen, toksin, amalgam, mantar gibi yabancı frekanslar vücudun titreşim ahengini bozar, hastalıklara neden olurlar. Negatif etki yapan bu frekanslar artık birezonans cihazı sayesinde saptanıp temizlenebilmektedir. Böylelikle hücrelerin bilgi alışverişi eski düzenli haline kavuşmakta, bünyeye zarar veren  maddelerin yarattığı olumsuz frekanslar bertaraf edildiğinde de iyileşme sağlanmaktadır.

Alerji gibi kronik hastalıklarda klasik tıp çaresizdir. Sadece semptomları (örn: kaşıntı) bir müddet geçiştirmek için ilaçlar kullanılır. Uzun süren ve yüksek risk taşıyan tedavi metodları (immunoterapi) istenilen neticeyi çok az bir oranda gösterir. Hiçbir yan etkisi bulunmayan biorezonans tedavisi alerjilerin tespitinde ve tedavisinde çok başarılıdır.

Biorezonans tedavilerinin temelinde hücrelerin elektromanyetik bilgi alışverişi yatmaktadır. Her hücre tipinin ve her maddenin olduğu gibi virüslerin, bakterilerin ve toksinlerin de elektromanyetik titreşimleri vardır. Yabancı frekans yayarak hücre bilgi alışverişini bozarlar.

Biorezonans terapileri bedeni rahatsız eden etkenleri biofiziksel metodlarla tespit eder. Yan etkisiz,  ilaçsız ve ağrısız tedavi eder. Hem akut hem de kronik hastalıklarda etkilidir. Biorezonans terapisi vücudun savunma sistemini destekler ve kendi kendini iyileştirmesini sağlar.

Biorezonans cihazı patolojik frekansları tespit ettikten sonra bu frekansların ters frekansını hastaya manyetik bir minder sayesinde uygular. Fiziksel kanunlara göre frekansın tersi uygulandığında titreşim “sıfırlanmış” olur.

Biorezonans cihazı nasıl çalışır?
BICOM Biorezonans cihazı, Hans Brugemann tarafından,  Biorezonans tedavisinin yaratıcısı Doktor Morell ile 1976’da başlattığı ortak bir çalışma sonunda, 1987’de geliştirilmiştir. Çalışma prensibi şöyledir:

İnsan organizmasındaki hücre, doku ve organların herbiri, kendine özgü farklı elektromanyetik frekanslar yayarlar ve hep birlikte kişinin genel frekans spektrumunu belirlerler. Sağlıklı bir insan ile hasta bir insanın frekans yapısı birbirinden farklıdır.

Hasta insanın frekans sisteminde saklanan  allerjen, virüs, bakteri, amalgam, mycosis gibi hasta yapıcılara ait yabancı frekanslar metabolizmanın normal frekans düzenini bozmaktadır.

Biorezonans cihazı ile uygulanan terapilerde amaç düzeni bozan frekansları saptayıp doğru titreşimlerine kavuşturmaktır. Terapi sırasında biorezonans cihazının elektrodları vücudun belli yerlerine yerleştirilir.

Frekans düzenini bozan elektromanyetik frekanslar belirlenir ve cihaza transfer edilir. Cihazda bu frekanslar arındırılır ve vücuda geri verilir. Hastaya ait patalojik frekanslar biorezonans terapisiyle ters çevrilerek normalleştirildiği için bağışıklık sistemini bozan engeller kaldırılmış olur ve organizma sağlıklı çalışır duruma kavuşur.

Biyolojik, fiziksel frekanslar güçlendirilir ve biorezonans terapisi vücudun kendi kendini iyileştirici gücünü uyarır, savunma ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Hastada iyileşme böyle sağlanır.